Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
Advert

Bakan'ın Kellesini istiyorlarmış!

Rana Sarro Yazdı (Yorum):

Bakan'ın Kellesini istiyorlarmış!

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı'nın Kellesini istiyorlarmış...! İstenmeyen adam ilan ettiler...! 

Düne kadar yollarda pestili çıkmış bir Bakan profiliyle karşı karşıyaydık halbuki. Makam koltuğunda akşama kadar oturmak yerine...

Ya da cenazeleri, düğün dernekleri gezmek yerine, işi yoktu, yol yapacaktı. 

İstifa etmeliymiş çünkü yolda facia yaşanmış...! 

Kellesini alın tabi... 

Çünkü o yolu kendi zevkine yeniledi, dahası da bir kez olsun o yolu bizzat gidip görmedi, hiç denetlemedi! Yaz sıcaklarında bütün gün makam koltuğunda oturdu. 

Üstelik asfaltı da bizzat eliyle kendisi döktü. 

Bu yolun kusurlu olduğu da belirlendi, kanıtlandı ve onaylandı. Tamamdır, Bakan'ın kellesini alabilirsiniz artık! 

Alın tabi, diğer geçmiş Bakanlar görev sürelerince dünya kadar yol, bariyer, oto korkuluklar yaptılar. Karayollarımız mükemmeldi, bu geldi bozdu!

Girne- Lefkoşa anayolunu, Güzelyurt- Lefke yolunu, Dağ yolunu yenilemesi ve onartmasına ne gerek vardı sanki?

Oturmadı oturduğu yerde...! İşi yoktu da yollar yapacaktı. 

Halbuki diğerleri gibi cebine ve oylarına bakamadı. Kalktı uğraşsın. 

Girne- Lefkoşa anayolunda bariyersiz olan uçurum kenarlarına ve çift şerit yolun ortasına yıllardan sonra yol boyu bariyer döşetmek akıl işi miydi yani?

Ne gerek vardı sanki? Yıllarca uçurum kenarlarında bariyersiz seyrettiysek ne oldu? Çift şerit yollarda bariyer yoksaydı ne vardı ki? 

Belki de yaz sıcaklarında her gün yol çalışmalarını gidip denetlerken, içten içe planlamıştı bu sel felaketini...! 

Kim bilir böyle korkunç bir facia yaşanacağını da önceden hissetmişti belki de!  Ne bilirsiniz? 

Belki de bunları planlamak için her gün makam koltuğunda oturmak yerine, yaz sıcaklarında yol çalışmalarının içerisindeydi gün boyu? Nereden bilebilebiliriz? 

Bildiğim tek birşey var, o da İnşaat Mühendisleri Odası'nın hiç de samimi olmadığı... Bugün İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Gürkan Yağcıoğlu ile telefonda görüştüm. Ben sorarım "Girne- Lefkoşa anayolu'nun vizelenmesi konusunda daha önce yetkili mercileri uyardınız mı?" Yanıt; "Evet birçok kez uyardık." 

Tabi ben biliyorum ki, ne Karayolları'nda ne de Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı'nda böyle bir yazılı herhangi bir evrak bulunamadı. 

"Hangi yolla uyardınız?" diye sorunca.. "Dağ yolu ile ilgili uyarmıştık" yanıtını aldım.

"Sizin bu açıklamanız Girne- Lefkoşa anayolu ile ilgili olduğundan elbette ki benim sorum da bu yol özelindedir" diyerek sorumu tekrarlarlıyorum.

Bu kez de Karayolları Dairesi'nin o dönemin Müdürü'nden projeyi sözlü talep ettikleri iddiasında bulunuyor. "Ben ısrarla soruyorum, hangi Müdür?" 

"İsimler önemli değil" diyor. Çünkü farkına vardı, foyasının ortaya çıkmaya başladığını...

Tekrar soruyorum..."Girne- Lefkoşa anayolunda son yapılan yol yenileme projesi ile ilgili talep ettiniz, öyle mi?" "Evet" diyor ve dönüyor yine Dağyolu'na.

"Efendim Dağyolunu bırakalım, Girne anayoluna gelelim" dedim. O zaman sıkışıyor köşeye ve çıkarıyor baklayı ağzından...

"Yazılı talep ettiğim Dağyolu'ydu" diyor. "Girne anayolu ile ilgili yazılı bir talepte bulundunuz mu" sorumu tekrarlıyorum."  "Ben onu talep etmedim. Zaten hiçbirini benim yazılı talep etmeme gerek yoktur. Zaten yasa bunu söylüyor" diyor. 

Hangi yasa? Kendi birliklerinin yasası...! Yani Mimar Mühendisler Odası Birliği'nin yasasından bahsediyor.

"Bu yol projesi Şubat ayında başladı. Haziran ayında da tamamlandı. Vizesiz olduğunu, fenni sorumlu mühendis olmayacağını, niye daha önce Bakan'la, Karayolları Dairesi ile ya da kamuoyu ile bunu paylaşmadınız?" diye soruyorum. 

Yanıta çok dikkat edin...! Ağzından ikinci baklayı çıkarıyor...! 

"Birliğimiz bir süre önce aldığı bir kararla, bir koordinasyon ekibi kurdu ve Başbakan ile görüşmeler yapıldı. Sayın Başbakan da zaten söz verdi. Bundan sonraki projeler hepsi vizelenecek ve şuanda üst yapı ve bina projeleri geliyor zaten bir sıkıntı yoktu. Dolayısıyla ben tek başıma bunu çıkıp kamuoyuna dillendirme ihtiyacı hissetmedim çünkü tüm projeler ile ilgili konu birlik çatısına taşınmıştı. Ve Başbakan da bu sorunu çözmüştü. Bu yüzden bunu kamuoyuna duyurma, medyaya çıkıp da bağırma gereği duymadım."

"Bu alınan karar gereği vizeye gelmeye başlayan yapılar geriye dönük mü yoksa o tarih itibariyle mi artık vizeleniyor?" diye soruyorum. "Yok geriye dönükler gelmedi. Bundan sonrakiler geliyor" dedi. 

"Madem ki bu sorun çözülmüştü ve projeyi talep etme gereği bile duymamıştınız, niye şimdi yolda kusur, hata, eksiklik vs olup olmadığını daha araştırmadan, bu açıklamayı yapma gereği duydunuz?" dedim son sorularımda...

"E çünkü herkes benden bir açıklama beklerdi. İnşaat Mühendisleri Odası olarak nedir bu işin sorumlusu. Kimdir bu işin sorumlusu diye sorular gelince ben de dedim ki, benim yasal düzeneğimde bir fenni sorumlu yoktur ortada." 

Peki "fenni sorumlu olmayınca ne olur?" diye sordum. "Bir hata bulunursa, kimdir sorumlu,  kimi bulacağız karşımızda ve kime soracağız" diyor.

TEK KELİMEYLE SAMİMİYETSİZSİNİZ!

Kamuoyuna açıklamıyorsunuz, Bakanlık ile bir tek kez istişare etmiyorsunuz, Karayolları Dairesi'nden talep etmiyorsunuz, kaza olunca çıkıp suçlayıcı bir tarzda açıklama yapıyorsunuz. Daha önce niye açıklamadığınız sorulunca da, vize sorununun bundan sonraki süreç için artık Başbakan tarafından birkaç ay önce çözüldüğü için buna gerek duymadığınızı söylüyorsunuz. 

Madem ki sorun çözüldü şimdi niye gerek duyduğunuz sorulunca ise, herkesin sizden bir açıklama beklediği savunmasını bir anda ortaya atıyorsunuz. 

Hayır efendim...! Herkes sizden şimdi bir açıklama beklemezdi. Herkes sizden, tarafsız 15 kişilik bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanacak resmi raporunuzla, TARAFSIZ bir açıklama beklerdi. 

Hoş! O bilirkişi raporunun tarafsızlığına artık ne derece güvenilir ondan da şüpheliyim ya...! Bekleyip göreceğiz.


Advert
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akıncı: Elektrik şebekelerinde artık kalıcı bağlantı yapıldı
Akıncı: Elektrik şebekelerinde artık kalıcı bağlantı yapıldı
Mustafa Onbaşı yoğun bakımda!
Mustafa Onbaşı yoğun bakımda!