O kadını Başbakan mı yoksa Yargıç mı koruyor?

Rana Sarro Yazdı (Yorum) :

O kadını Başbakan mı yoksa Yargıç mı koruyor?

Geçtiğimiz gün eski eşini öldürmekle tehdit eden ve şiddet uygulayan bir zanlı, iki gün tutukluluğunun ardından teminatla serbest kaldı. 

Yani eski eşi olan kadının şikayeti üzerine tutuklanan erkek şahıs, çıkarıldığı mahkeme tarafından 24 saat sonra salıverildi. 

Daha da açayım...

Şiddete ve şiddet tehdidine maruz kalan savunmasız bir kadın, cesaretini toplayıp, bu ülkenin güvenlik güçlerine güvenip, yargısına inanıp, belki de 'Kadına Karşı Şiddete Müdahale Şubesi'nin hizmete girdiği haberlerinden cesaret bulup, bu ülkenin Başbakanı'nın "Mağdur olan şahıs Alo 155’i arayacak ve ilgili birimler hemen devreye girecek" açıklamalarına kanıp, eski eşi hakkında polise şikayette bulunuyor.

Şikayette bulunduğu eski eşi polis tarafından tutuklanıyor, sorgulanıp mahkemeye çıkarılıyor. Mahkeme ise teminatla bu zanlının serbest kalmasına emir veriyor.

Olay şu...!

Ortada bir ölüm tehdidi var! Ve şiddet gösteren bir eski koca var. Eski eşi olan savunmasız bir kadın tarafından polise verildiğinden ve bir iki gece içeride yattığından çok büyük olasılıkla daha da öfkelenmesi muhtemel bir koca profili var. 

Dün ben 'Kadına Karşı Şiddete Müdahale Şubesi'ne bağlanmak üzere Lefkoşa Polis Müdürlüğü'nü aradım. Bahse konu şubeye bağlanmak istedim. Adli Şube'yi bağladılar. 

Yeni hizmete geçirildiği açıklanan bu şubenin aslında adli şubeye bağlı olduğu, şikayetleri yine herzamanki gibi adli şube ekiplerinin değerlendirdiği, sadece "kadına şiddet vakalarının" dosyalarını, bu tür vakaların istatistiklerini de bu şube adı altında görevlendirilen bazı personellerin hazırladığını da öğrenmiş olduk.

Yani şikayetler geçmişteki gibi aynı şekilde değerlendiriliyor. Dosyalar belirlenen bir ekip tarafından yürütülüyor. 

Fakat bizim halk olarak ihtiyacımız olan, yargıya götürülecek olan dosyanın, Ali Polis değil de, Veli Polis tarafından hazırlanması değildi.

Bizlerin ihtiyacı olan, 'hızır servis' gibi, hızır ekiplerin, polise gelecek herhangi bir ihbar telefonu üzerine hemen adrese intikal etmeleriydi. 

Böyle bir uygulama kesinlikle yok onu söyleyeyim. 

Halbuki Başbakan'ın "Mağdur olan şahıs Alo 155’i arayacak ve ilgili birimler hemen devreye girecek" şeklindeki açıklaması, bizi yanıltmış... Az önce bahsettiğim kapsamda bir çalışma yürütüleceği algısı yaratmıştı.

Ne yazık ki böyle bir durum söz konusu değildir. 

Gelelim, 'Kadına Karşı Şiddete Müdahale Şubesi'nden bir polisle yaptığım telefon görüşmesine... 

"Tehdit ve şiddete maruz kalan bir kadın için, şikayetçi olduğu eski eşinin serbest kalması tehlike arz etmez mi?" diye sordum. "İllaki ediyordur" dedi. 

Düşünebiliyor musunuz, kadına "Seni gömerim" diyen bir koca. Ve bir iki günde dava okunup serbest bırakılıyor. Polis bile, "İllaki tehlike var" diyor. 

Bahse konu zanlının sabıka dosyasının oldukça kabarık olduğunu bizzat bildiğimi söylüyorum. 

Biraz sıkıştırmam üzerine ise, bahse konu polis memuru, karşı tarafla da konuşarak davayı o şekilde hazırladıklarını, tutukluluk sürecinde ciddi bir tehlike potansiyeli sezinlemediklerini, buna rağmen her halukarda cezaevi talebinde bulunduklarını fakat Yargı'nın teminatla serbest kalmasına emir verdiğini belirtiyor. 

Yani Polis cezaevi talebinde bulunuyor, yargı serbest bırakıyor. Uygun bir teminata bağlanmasına hükmediyor. 

Ve sonuç itibariyle anlıyoruz ki, aslında karar, polisle alakalı değil, yargının kararına kimse müdahale edemez.

Konuştuğum görevli polise sordum. "Eski sabıkalarını da bahse konu suç dosyasıyla birlikte yargıca sunar mısınız" dedim. "Tabi ki sunulur" dedi. 

Yani bunca sabıkalı bir zanlı, eşine ölüm tehdidinde bulunan bir zanlı, sunulan dava dosyasında ki tahkikat polisinin cezaevi talebine rağmen, yargı tarafından serbest bırakılıyor. 

Ne denebilir?

Daha da ileri gideyim... 

Mahkemede olayın tahkikat memuru Ayça Soykara, müştekinin yani kadının hayatıyla ilgili ciddi endişeleri olduğunu mahkemeye aktardı. 

Mahkeme haberlerine göre; "Kadının bulunduğu mekana giden zanlının olay çıkardığını ve müştekiyi öldürmekle tehdit ettiğini belirten Soykara, olay yerine giden polis ekiplerinin müştekiyi oradan uzaklaştırdığını söyledi. Sabah saat 04.00 sıralarında, olay sonrası, aynı gece arkadaşının evinde kalan müştekinin bulunduğu apartmanın önüne giden zanlının burada da tehditlerine devam ettiğini kaydeden Ayça Soykara, söz konusu olay üzerine zanlının tutuklandığını söyledi ve müştekinin hayatıyla ilgili ciddi endişeleri olduğunu mahkemeye belirtti.

Yani polis olay yerine gidiyor, bahse konu kocayı uyarıyor, buna rağmen sabaha karşı saat 4'te tehditler devam ediyor.

Ve tüm bunlara rağmen, eski koca serbest bırakılıyor...!

Ne denebilir ki...? Bende kelimeler tükendi!

Peki ben sorarım, bu kadın öldürülürse Yargıç bu toplumun vicdanına nasıl hesap verecek? 

"Mağdur olan şahıs Alo 155’i arayacak ve ilgili birimler hemen devreye girecek" açıklamalarını yapan Sayın Başbakan Tufan Erhürman da, bu topluma nasıl hesap verecek?

Soruyorum... O kadını dün gece ve bu gece evinde öldürülme veya dövülme tehlikesine karşı kim koruyor? Yargıç mı yoksa Başbakan mı?

Not: Yarın adli şubeye giden şiddet mağduru kadınların, karşılaştıkları muamele, müşteki konumundaki kadınları hangi özelliklerdeki polis memurlarının dinlemesi gerektiğini yazacağım. 


Advert
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Behiç Öztürk başsavcı seçildi
Behiç Öztürk başsavcı seçildi
Arıklı: ''Bilirkişi raporunu tarafsız birileri hazırlamalı!''
Arıklı: ''Bilirkişi raporunu tarafsız birileri hazırlamalı!''