Kovulan biziz, saldırıya geçen karşı tarafın sendikası!

Rana Sarro Yazdı (Yorum) :

Kovulan biziz, saldırıya geçen karşı tarafın sendikası!

Öyle üzgünüm ki, inanın nereden, nasıl başlayacağımı bilemiyorum ama yazmadan da edemiyorum.

Aslında yazmamayı düşündüm önceleri. Fakat, dedim ki kendi kendime, "Rana bugün ona yarın sana. Sen başkalarına benzemezsin, "bananeci" olmadın hayatın boyu, istesen de olamazsın.

Konuyu en başından alıp adım adım sizlerle paylaşmak istiyorum, öfkelenmeden, kızmadan, parlamadan...

Önceki gece meslektaşım Çiğdem Aydın'ın facebook sayfasındaki bir paylaşımını gördüm. Bir okul önünde bir video çekmiş ve kameraman arkadaşıyla birlikte başına gelen kötü bir olayı halkla paylaşmıştı. Videoyu dinler dinlemez, dedim ki, "Tamam. Çiğdem belli ki çok üzgün. Çiğdem çok bozulmuş, belli ki çok canı yanmış."

Çünkü tanıyorum. Çünkü 7 yıllık arkadaşımı konuşmasından, ses tonundan biliyorum. 

Videoyu tamamen dinledim... Bir okul müdürü, basın emekçilerini okuldan durup dururken, sebepsiz ve gerekçesiz kovmuş. Ağır ve çirkin bir üslupla hakaretler etmiş. 

Basın mensupları ise, çalıştıkları kurumda mesleklerini kullanarak bunu haber yapma gereği bile duymamış, sözlü saldırıya maruz kalan her sade vatandaşın yapabileceği bir yol izlemiş ve şahsi facebook hesabından paylaşımda bulunmuş.

Bir basın emekçisi düşünün ki, gün boyu sıcakların altında kamu yararı olan haberleri kovalıyor. Belki karnı aç, belki susuz, belki bir derdi, belki bir sorunu var, belki de bir yeri ağrıyor... Kameraman arkadaşımız deseniz, gün boyu koskoca kamera sırtında, sırf halka, sırf kamuya doğruları aktarabilmek için alın teri döküyor. 

Bu söylediklerim sizler için bir anlam ifade ediyor mu?

Diyeceğim şu ki, bizim bir sendikamız da yok. Bir devlet okulundan, kamunun, halkın bir binasından, kamu görevi için orada bulunan basın emekçileri Müdür tarafından saygısızca, küstahça kovuluyor ama toplanıp açıklama yapan ve kınayan yine, o mesleğin sendikası oluyor! 

Kovulan hakarete uğrayan taraf biziz ama basın açıklaması yapıp, verip veriştiren ve yasal yola başvuracağını söyleyen karşı tarafın sendikası!

Öyle gücüme gitti ki anlatamam... 

KTOEÖS, bahse konu okula giderek orada bir basın açıklaması yapmış ve  “Öğretmenlerimize bazı kendini bilmez medyatörlerin ve bazı kesimlerin saldırmasını şiddetle kınıyoruz” demiş.

Yazıklar olsun sizin sendikacılığınıza! Yazıklar olsun sizin adaletinize!

Saygın bir kadın gazeteci kamu yararı için, çalıştığı kurum adına gittiği devletin bir okulunda hakarete maruz kalacak, kovulacak ve siz sendikacılar arayıp bir "geçmiş olsun" demek yerine, hatta bahse konu okul müdürü adına özürdilemek yerine, basın karşısına geçip, bahse konu hakarete maruz kalan kadın gazeteciye bir de siz saldıracaksınız!

Bu mu sizin adaletiniz? Bu mu sizin sendikacılığınız? 

“Öğretmenlerimize bazı kendini bilmez medyatörlerin ve bazı kesimlerin saldırmasını şiddetle kınıyoruz” da ne demektir? 

Demek ki bahse konu o müdürle siz de aynı mentalitedesiniz! O hakaret etti kovdu. Siz de hakaret ediyor, iftira atıyorsunuz!

Ayıptır!

Sizce herkesçe tanınan, bilinen, şova ve adını duyurmaya ihtiyacı olmayan bir televizyoncunun müdüre saldırdığında eline ne geçer? Bundan kazanımı ne olacak? Bunu düşünemeyecek durumda mısınız siz? Hiç mi mantık kalmamış? 

"Öğretmeni İtibarsızlaştırma Politikalarına İzin Vermeyeceğiz" denmiş. Öğretmenleri itibarsızlaştıran yok ki zaten. Konu bir müdürün yanlış tavırlarıdır. Konuyu genellemenizden ve saptırmanızdan daha absürt bir durum olamaz. 

O bir yana, sendikacılık bu mudur? Kendi üyeni her şartta ve durumda koruyup kollamak, haklıyı da ezip geçmek mi sorgusuz sualsiz?

Bana göre sendikacı demek, hakkı, adaleti, gerçeği, doğruyu, emeği savunan olmalıdır. Yandaşını değil, hakkı savunmak olmalı! 

Ama ne gezer!

Eylemlerinizde, grevlerinizde, ilk aklınıza gelen basın mensupları olur. Hak arayışlarınızda hemen gazetecilere sarılırsınız, ta ki menfaatiniz bitsin, hedeflerinize ulaşasınız...!

Ama gelin görün ki, o basın emekçilerinin fedakarlıkları sizin hedefinize ulaşmanızla orada bitmez... Başka başka kesimlerin, sorun ve sıkıntılarında alın teri dökmeleri, meslek hayatları boyunca sürer ve gider...

Bir gazeteci iyi kare yakaladığında ya da iyi bir haber yazdığında, sanmayın ki bir kazancı olur, sanmayın cebine kuru bir aylıktan bir kuruş daha fazlası girer! 

Ve bir gazeteci, yalnız ve yalnız alın teri döktüğü kesimlerin çabalarının sonuçları alınınca bir "Teşekkür" ile tüm yorgunluklarını unutur ve kamu görevine devam eder, taki son nefesine kadar.

Peki bu olmazsa ne mi olur? Bezer, bıkar, soğur ve tükenir...!

Tüm kesimlerin cep mücadelelerinde basın varsa eğer sizler de varsınız, bunu unutmamanızı salık veririm. 

Diyeceksiniz ki, peki sen okul müdürü ile konuştun mu, onu da dinledin mi?

Ben 7 yıllık arkadaşımı o kadar iyi tanıyorum ki, ben bu mesleğin cefakar emekçilerinin haber kovalarken ne denli yorulduklarını o kadar iyi biliyorum ki, o videoda anlattıklarından en ufak bir şüphe dahi duymam. 

Bir gazeteci bir habere gittiğinde genellikle kahve içmez zaman kaybetmemesi için. Gazeteye, televizyona  haberlerini yetiştirmek için her zaman diken üstündedir.

Değil ki, müdür tarafından kovulmayan, hakarete maruz kalmayan bir KADIN gazeteci ve bir kameraman durup dururken, güneş altında durup video çekip facebooka atacak...!

O kadın gazetecinin canının ne denli yandığını, ne denli aşağlandığını, ne denli rencide olduğunu düşünemeyecek düzeyde misiniz siz, bu kadar mı empatiden yoksunsunuz?

Ülkenin önder sendikacıları...! 

Peki yarın siz öğretmenlerden birisinin başına böyle bir olay geldiğinde, herhangi bir velinin veya birinin sözlü bir saldırısına uğradığınızda, ne yüzle Çiğdem'in ya da Rana'nın, mağduriyetinizi dile getirmesini, kaleme almasını bekleyeceksiniz? 

Bu ülkenin cefakar, fedakar basın mensuplarına "kendini bilmez medyatörler" diyen KTOEÖS'nı en derin duygularımla kınar, bu yanlışından en erken sürede dönerek, Müdür ile gazetecinin arabulucuğunu yapıp olayı tatlıya bağlamasını temenni ederim.

Eğitimcilere de ancak bu yakışır!


Advert
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Minik Erbay Hayata Gözlerini Yumdu
Minik Erbay Hayata Gözlerini Yumdu
''Hükümetin gerekli girişimleri hızla yapma konusundaki kararlılığını yinelerim''
''Hükümetin gerekli girişimleri hızla yapma konusundaki kararlılığını yinelerim''