Çevik kuvvet neden bunu yaptı?

Rana Sarro Yazdı (Yorum)

Çevik kuvvet neden bunu yaptı?

Çevik kuvvetin copladığı üretici bugün ameliyat ediliyormuş. Eylemlerde coplama, biber gazı sıkılması ve orantısız güç kullanılması vahşice bir harekettir. 

Görüyoruz ki, polis ile çevik kuvvetin bu müdahalesinin sorumluluğu da hükümete yükleniyor. Facebook ortamındaki yorumlara bakıldığında, coplama ve biber gazı sıkılması talimatını hükümetin verdiği düşünülüyor. 

Halk olarak yeterince sorgulamadığımızı, olayları tüm gerçekliğiyle idrak edemediğimizi görüyorum. 

Hayvan üreticilerinin eyleminde, traktörün polisin üzerine sürüldüğü, bakanlık binasına traktörle girilmeye çalışıldığı ve polislerin üzerine yüründüğü biliniyor. Peki, polis ve çevik kuvvet bu eylemcileri nasıl zapdedebilirdi bunu birlikte düşünelim. 

Polis birçok kez, eylemcilerle istişare etti ve taşkınlık yapmamaları, polisle eylemcinin karşı karşıya gelmemesi talebinde bulundu. Az önce yaptığım görüşmede Mustafa Naimoğluları da, eylemcilerin arasına giren polisin kendilerinden bu taleplerde bulunduğunu söylüyor. 

Polisin üzerine yürüyen, sataşan, polislerin üzerine traktörünü süren veya Bakanlık binasının içerisine traktörüyle girmeye çalışanlar, bana göre birkaç saatliğine tutuklanmalıydılar. Tüm eylemcilere zarar verecek şekilde biber gazı kullanılması çok insanlıkdışı bir harekettir.

Ama mantıklı düşündüğümüz zaman, öfkeli eylemciler o durumda daha çok galyena gelir, tutuklama başlaması halinde eylemciler polisin üzerine saldırabilir ve daha kötü sonuçlar doğabilirdi. Saldırgan hareket yapanların tutuklanması halinde, diğer eylemcilerin durup da bunu seyretmeyeceği de herkesin malumudur. 

Eylemci hak ararken, öğle sıcağında görev yapan polislerin ve çevik kuvvetin ne suçu vardı? Polisin asli görevi, güvenliği ve sukuneti korumaktır. Eğer Polis, eylemcilerin traktörle binaya girmesine izin verirse, Ledra Palas'tan Güney'e geçmelerine, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na girmelerine ve Bakanlık binasına girip olası bir taşkınlık çıkarmalarına müsade ederse, bunun hesabını kime nasıl verecekti? 

Hiç düşünmeden, hiç sorgulamadan, "Polis ya da çevik kuvvet zavallı eylemcilere biber gazı sıktı" yorumlarında bulunuyoruz. Ama niye sıktı onu hiç sorgulayamıyoruz.

Eylemlerde coplama,  biber gazı sıkılması ve orantısız güç kullanılması tekrar söylüyorum, bana göre de vahşice bir davranıştır. Fakat polisin ve çevik kuvvetin, zapdedemediği eylemciye nasıl müdahale edebileceği konusunda bir fikri olan varsa paylaşsın. 

Başbakan Tufan Erhürman'ın da, bu konuda sabah sabah Polis Genel Müdürü'nü ziyaret ederek, eylemcilere biber gazı sıkılması ve coplanması konusunu sorması da, olması gerekendi. 

Anayasa’nın 32’nci maddesine göre, saldırısız olmak kaydıyla toplantı ve gösteri yürüyüşü yapmanın bir hak olduğunu belirten Erhürman, buna mukabil, bu hakkın, yasaların ihlal edilmesi ve örneğin özel kişilerin veya kamunun mallarına zarar verilmesi, yani suç işlenmesi hakkı vermediğinin unutulmamasının önemli olduğunu kaydetti.

Erhürman, Polis Genel Müdürü’nün kendisine, daha fazla cop kullanmamak amacıyla biber gazı kullanılması yönünde inisiyatif alındığını aktardığını da belirtti ve bundan sonrasında biber gazı kullanılmayacağını da açıkladı. 

Erhürman, "Elbette saldırısız olmak kaydıyla eylem yapmak demokratik bir haktır ama bu hak suç işleme hakkı vermez" dedi. 

Keşke üreticiler, ta başından beri yapılan eleştirileri dikkate alarak, taşkınlık yerine hak arama eylemi gerçekleştirselerdi, bizler de onlara sonuna kadar destek verseydik. Dikkatinizi çekerim, ilk iki gün kırıp dökmeler olmasına rağmen, çevik kuvvetin herhangi bir müdahalesi olmadı. Eylemin üçüncü günü Mustafa Naimoğluları'nın da söylediği gibi, üreticinin sinirleri oldukça gerilince ve isyan noktasına gelince çevik kuvvet müdahale etti. 

Mustafa Naimoğluları ile az önce yaptığım görüşmede, pazartesi çok daha büyük bir kalabalığın Lefkoşa'ya geleceğini ve çok daha büyük olayların yaşanacağını söyledi. Umarım üreticiler, taleplerini kaba kuvvetle ve şiddetle değil, sukunetle aktarma yolunu seçerler.

Aksi halde, birkaç eylemcinin yaptığı taşkınlıklar sonucu yaşanan bu kötü olaylar, yetkililere, güvenlik güçlerine ve ülkemize karşı güven bunalımına iter, hepimizi umutsuzluğa, mutsuzluğa sevkeder. 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
UBP'de tüm ilçe başkanları belirlendi
UBP'de tüm ilçe başkanları belirlendi
Polisten uyarı! Şifresiz Wi-Fi ağlara dikkat
Polisten uyarı! Şifresiz Wi-Fi ağlara dikkat