Skandal olayı anlatıp, öven yazı talep etti!

Rana Sarro Köşe Yazısı (Yorum)

Skandal olayı anlatıp, öven yazı talep etti!

Geçtiğimiz hafta yazdığım Cengiz Topel Hastanesi’ni öven yazım adeta patladı… Ülkede okumayan neredeyse kalmadı. Adım attığım her yerde herkes yazımdan bahsediyor. Güzelyurt Sağlık Merkezi personeli de, kendilerini öven yazı yazmamı talep etti. 

Taburcu olurken doktorum, Güzelyurt Sağlık Merkezi’nde günde iki kez iğne salınmamı istemişti. Haliyle bu kez de her gün oranın yolunu tutmuştum. 

Bir gece iğne salınmak için yine hastaneye gittim. Her vardiyada olduğu gibi 2 hemşire arkadaş vardı. Benimle konuşmak istedikleri bir konu olduğunu söylediler. İğne salındıktan sonra belki de yarım saat kendilerini dinledim.

Çok ama çok önemli adete skandal niteliğindeki bir konuyu bana güvenip benimle paylaştıkları halde yazamıyorum. Bir başka kaynaktan duymuş olsam ve yazmış olsam vallahi olay olurdu. 

Sağlık Bakanlığı ve tüm personel zaten biliyor, fakat ben halkla bu olayı ne yazık ki hiç bir zaman paylaşamayacağım. 

Nedeni de, etik ilkeler ve güvenilirlik kuralı gereği... 

Çünkü güvenilir bir kaynaktan duyduğum bir konu, kamuoyu yararı varsa eğer hemen yazılır. Fakat bu "Skandal" niteliğindeki olayı ve detayını, olayın bizzat başkahramanı kişiden duymuşsam işin boyutu değişir. 

Bana güvenip olayı kendi ağzıyla anlattı ve benden yazılarımla yardım istedi. 

Bu nedenle etik olarak olayın detayını sizlere açıklayamıyorum. Güvenip bana anlattıkları benimle elbette mezara kadar gider. Konunun içeriği ve hemşirenin ismi bende ebediyen gizli kalacaktır…

Ben gerçekten etkilenmediğim konularda öyle "yaz" değince yazamıyorum. Yürekten inanmam gerekli bir yazıyı yazabilmem için. Dolayısıyla kendisine, “Bari hızır ekip olarak kurtardığın canları anlat” dedim.

Hemşire arkadaş saydı da saydı, meslek hayatı boyunca hızır servis müdahalelerinde EX olmuş hastayı nasıl hayata döndürdüğünü, birçok yaralanmalara ve birçok hastaya anında nasıl müdahale ettiklerini…

O sırada Sağlık Merkezi'ne bir hasta geldi. Benden birkaç yaş daha büyük, genç bir kadın. Belli ki gerçekten hasta…

Diğer hemşire ilgilendi.

Benden kendisini öven yazı talep eden hemşire arkadaş ise, hararetli hararetli benimle konuşmaya devam ediyor. 

“Bir dakika” dedim ve yerimden kalkıp, tanıdığım olan hastanın yanına gidip durumunu sordum.

Halen daha dönüp de hastanın nesi var diye bakmıyor.

Bekledim ve izledim belki ilgilenir diye.

Yüksek ses tonuyla bana kendisini öven nasıl bir yazı yazacağımı öğretiyor. Hasta ne umurunda…

O hasta tanıdığım olduğundan değil ama, her kim olsa bir hemşire olarak kalkıp sormasını, ilgilenmesi beklerdim.

Ey arkadaşım, hem mesleğine ne kadar özveriyle bağlı olduğunu bana anlatıp duruyorsun, hem de hasta geliyor, ama sen bir hemşire olarak, o saatte hastaneye gelen bir hastayı merak edip, gözünün ucuyla bile dönüp bakmıyorsun. Hasta muayene edilip gönderildikten sonra yanımıza gelen hemşire arkadaşa tekrardan durumunu soruyorum, fakat karşımda kendisini yücelten yazı yazmamı talep eden hemşire arkadaş yine merak edip yanıtı bile dinlemiyor.

Şimdi gel de lehinde iyi bir yazı yaz… Gel de inan ve halkı da inandırıcı yazı yaz…

Bana ters!

Doğruyu konuşmak gerekirse ‘Hayır’ kelimesini kullanmayı hiç sevmeyen birisi olduğumdan, “acaba bu işine meraksız gördüğüm arkadaş, tükenmişlik sendromuna mı yakalanmış, kendisini takdir eden bir yazı acaba moral motivasyon mu olur, hastalarla daha fazla mı ilgilenir, yoksa aksine daha da rehavet mi çöker?” diye de ilk etapta düşünmedim değil doğrusu. 

Fakat şunu herkes bilecek ki, Rana ‘Hayır’ yanıtını hiç sevmez ama vicdanı elvermez! O nedenle sipariş yazı yazmıyoruz, bunu da herkes böyle bilecek. 


Advert
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YDÜ Hastanesi'nin Acı Günü...!
YDÜ Hastanesi'nin Acı Günü...!
1490 kilo kaçak dana ve koyun eti ele geçirildi
1490 kilo kaçak dana ve koyun eti ele geçirildi