Çocuğuna ilaç alamayan anne ne yapsın?

Rana Sarro Köşe Yazısı (Yorum)

Çocuğuna ilaç alamayan anne ne yapsın?

Sosyal Sigortalar Dairesi'ndeki torpilden, adam kayırmacılıktan, sistemsizlik ve işbilmezlikten sonra, bu sorumsuzluğu ve bu laçkalığı görecek bir bakan ne zaman gelecek? 

Biraz fazla ağır yazıyorum, zannederim bugüne kadar yazdığım en ağır yazı bu olacak. 

Sosyal devlet olduğunu savunduğumuz bu ülkede, hasta olan ve pahalı ilaçları kurul kararıyla devlet tarafından alması öngörülen hastalara, 6 ayda bir ödeme yaparsanız, sorarım ben size, bir çocuk, bir yetişkin veya yaşlı her ay içmesi gereken ilaçları 6 ayda bir mi içsin?

Bu ülkede Sosyal Sigortalar Dairesi (Lefkoşa) Şubesi sanırım, iş takibi sorumsuzluğunda rekor kırıyor. İnşallah birisi çıkıp da bu yazımdan dolayı beni dava eder de, sorumsuzluklarını mahkemede belgelerle ispatlarım. Hem o zaman iyi haberler de çıkar.  

Bugüne kadar türlü konularda Sosyal Sigortalar Dairesi'nin kötü gidişatına birçok kez şahit oldum. Hakkında birçok haberler yayınladım. Bu dairenin bir gün batacağını ve binlerce insanın ödenemeyeceğini de iddia ediyorum. Nice işçiyi, emekçiyi mağdur ettiklerini ve işverenlerin borusunu öttürdüklerini de çok iyi bilirim.

Fakat biz en yeni konuya gelelim...

Küçük bir çocuğu olan genç bir arkadaşım çocuğuna kurul kararıyla aldığı ilaçların aylarca ödenmediğini, halbuki her ay tedarik edilmesi gereken ilaçlar olduğu için bir ay içerisinde bu ilaçların ödenmesi gerektiğini bana anlattı. 

Doktorun çocuğa yazdığı ilaç pahalı olduğu için kurula girilmiş, ilaç devletin anlaşmalı olduğu eczaneden alınmış, faturası verilmiş, fakat yılbaşından beri ilaç parası halen daha Sosyal Sigortalar tarafından ödenmemiş. 

"Hade ben bir şekilde bulur buluşturur alırım her ay çocuğa, ya alamayanlar ne yapacak?" diyor.  

Evet bu sözü daha önce başka bir tanıdığım kişiden daha duymuştum. Hastaların kendi parasıyla satın alacağı ilaçların ödemesinin daha sonra yapılmasının yanlışlığına dikkat çekmiş, "Parası olmayanlar nasıl alacak, parası olmayanlar ölsün mü?" demişti. 

Çocuğuna her ay pahalı bir ilaç almak zorunda olan anne şöyle diyor; "Oyalanma sebebi cok trajik. Koskoca Sosyal Sigorta Dairesi'nde bir tane eczacı varmış. O da iş yetiştirsin diye beyin kanaması geçirmiş. İyileşme süresini tamamlayıp garibim ise dönmüş bu sefer de ayağını kırmış. Hastalar da ilaç ödemesi bekler." 

Yani koskoca KKTC'nin tüm ilaç ödemelerine Sosyal Sigortalar Dairesi'nin Lefkoşa Şubesinin bir tek personeli bakıyormuş, diğer personel de otursun. Yani  O ayağını kırar, diğer personel ayak ayak üstünde oturur, e ya hastalar? Onlar da diken üstünde oturur! Sosyal Devlet dediğimiz bu ülkede...

İsminin yazılmasını istemeyen bu anne, "İkinci kurula girdik. Tüm fatura da ödenmiyor, yüzde 80'ini öder. Çalışana yazık bekleyene yazık. 700 tl fatura verdim, 400 tl ödeme çıktı. Yani eczaneler halka kendi kârını da ekleyip satar ama devlet oderken Güc Ecza Deposu'nun fiyatı uzerinden hesaplama yapar yüzde 80 düşer ayrıca yüzde 7.5 kdv'yi de düşerek öder. Vatandaş 700 tl öder iki ilaç alır, 6 ay sonra sıra ancak ödemeye gelir onu da tam almaz 400 tl ödeme alır" diyor. 

Sosyal devletiz, çünkü hastaların pahalı olan ilaçlarını kurul kararıyla ödüyorsunuz, ama bugün ekmek ve tüp gaz almakta zorlanan insanların acaba kaçı pahalı olan bir ilacı satın alıp faturasını devlete gönderip, ilaç ödemesini bekleyebiliyor?

Acaba kaçı da parasızlıktan alamayıp "ilaçsız idare edeyim" diyor. Bunları kim düşünüyor? 

Sağlık Bakanımız Filiz Besim, bu kurul kararı ile ilaç alınması konusunda bir düzenlemeye gitmeyi düşünüyor mu acaba?

Ya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zeki Çeler, kendi bakanlığına bağlı olan Sosyal Sigortalar Dairesi'ndeki laçkalığın halen farkında değil mi? 

Laçka: düzeni bozulmuş, verimsiz duruma gelmiş, gevşemiş.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trafik kazasında 6 yıl hapis yatacak!
Trafik kazasında 6 yıl hapis yatacak!
9. Hurma Festivali Lefke'de
9. Hurma Festivali Lefke'de