Bıçaklanmış, ölmemiş, tekrar tekrar 31 bıçak darbesine maruz kalmış küçücük bedeni...!

Gündemin Yorumu:

Bıçaklanmış, ölmemiş, tekrar tekrar 31 bıçak darbesine maruz kalmış küçücük bedeni...!

Rana Sarro Yazdı:

Küçük Mustafa Diker olayından sonra kalbimizi, yüreğimizi dağlayan bir de küçük Ercan'ımız oldu. Yıllar önce feci bir ölümle hepimizin yüreğini yakan ve geride unutulmaz hazin bir hikaye bırakan küçük Mustafa'dan sonra dün, içimize ateş düşüren bir olayla ülke adeta sarsıldı. Küçük Ercan'ın olayı hepimizi tarifsiz bir acıya boğdu. 

Ercan'ın küçücük bedeni 31 bıçak darbesine maruz kalmış...!  Bıçaklanmış ölmemiş tekrar tekrar bıçaklanmış...! Hem de annesi tarafından...... 

Akıllara zarar...! Akıllara durgunluk veren bir olay! 

Sosyal medyada herkes kan ağlıyor, isyan ediyor, katil anneye verip veriştiriyor. Bense dün geceden beri, bir yandan "kınamamak lazım. Allah kimseyi o duruma düşürmesin" diye kendi kendimi telkin ederken, bir yanım da "O kadını elime verseler...!" diyerek, vicdanıma ve öfkeme söz dinletemiyorum. 

Uyuyoruz be arkadaşlar! Kusura bakmayın ama hep birlikte uyuyoruz. Yanından geçtiğimiz bir köpek can mı çekişiyor, yaralı mı, hasta mı farkında değiliz. Görüp sevdiğimiz bir çocuk mutlu mu, mutsuz mu, dertli mi, şiddet mağduru mu farkında değiliz. Merhabalaştığımız insanların psikolojilerinin, ruh hallerinin ne durumda olduğunun farkında değiliz. 

Çünkü sosyal medyada, eğlencelerde, bilgisayar oyunlarında, alkol masalarında kendini kaybetmiş bir toplum halini alıyoruz. 

Bakıyoruz ama görmüyoruz, yaşıyoruz ama farkında değiliz, konuşuyoruz ama hissedemiyoruz...! Beyhude yaşıyoruz anlayacağınız...

Dün Küçük Ercan olayla ülke yankılanmazdan kısa süre önce bir aile ferdimizin rahatsızlığı nedeniyle hastaneye uğradım. Ziyarete gittiğim odaya girdiğim ilk beş dakikalık sürede yan tarafta yatan bir kadının kimsesiz olduğunun farkettim ve bir isteği bir ihtiyacı var mı diye sordum. Akabinde Yaşlı Bakım Evi'nde yaşam sürdüğünü ve kimsesiz olduğunu öğrendim. İşte bu farkındalıktır, duyarlılıktır. 

Küçük Mustafa Diker olayında, hatırlayacaksınız, şiddete maruz kalan, babası tarafından tecavüze uğrayan küçük çocuğu kimse farketmemişti. Koskoca ülkede, koskoca toplumda küçük yavrucuğu gören bir Allah'ın kulu çıkmamıştı. Tarafına bakan vardı elbette ki, okulunda, mahallesinde, çevresinde.... Ama gören yoktu... Bakmak değil, görmek önemli...!

Küçük Mustafa'cık, döve döve linç edilerek öldürülene kadar Kıbrıs Türk halkı uyumuştu... 

Şimdi de küçük Ercan, 31 bıçak darbelesiyle acılar içinde annesi tarafından öldürülene kadar herkes uyudu...!

Polisten bize gelen bilgide "yaşadığı ailevi sorunlar nedeniyle girmiş olduğu bunalım sonucu..." deniyor.

E bu kadın çocuğunu bu şekilde öldürecek kadar bunalımdaydı da bunu farkedecek çevresinde kimse mi yoktu???

Evlat katili o kadının bu denli bunalıma girdiğinin farkına varacak bir Allah'ın kulu yokmuydu? Issız bir yerde de yaşamıyorlardı. Komşuları, ailesi, alışveriş yaptığı market sahipleri, iş yeri, küçük Ercan'ın okulundaki öğretmenler...??? Bu çocuğun mutsuz olduğunu, annesinin bunalımda olduğunun farkında varacak kimsesi yok muydu, bu kalabalık ülkede?

Ne yapıyordu bu insanlar? 

Bugün nereye gidip selfi yapıp facebookta paylaşsam diye mi düşünüyorlardı acaba? Ya da belki de kadının arkasından dedikodusunu yapıp, iki dakika sonra unutup facebooka dalıyorlardı. 

Çok şikayetçiyim bu sosyal medyadan çok!

Benim mesleğim için büyük önemi var, ama sosyal medyadan hiç mutlu değilim ben. Çünkü birçoğunuzun bağımlısı olduğunuz bu sosyal medya, bana fayda, sizlere zarar sağlıyor. 

Çünkü ben internet gazetemi, mesleğimi, geçimimi bu alandan icra ederken, sizler bu alanın müptelası olmuşsunuz. Ben zaman zaman yazdığım köşe yazılarım için, hafta içi her gün gündemdeki haberleri yayınlamak için ve her gün birkaç özel haber konusunu yayınlamak için bilgisayar başına otururken, zamanımın geri kalan kısımlarını da faydalı işlere ayırıyorum. Mesela hayır işlerine...

Ama mecbur olduğum görevimin dışında, gazetelerin yayınlarına bakmak, mesajlar ve emaillerin kontrolü dışında sosyal medyada kim ne paylaşmış diye bakmaya bir dakikamı bile ayırmayı inanın ki fuzuli görüyorum.

Fakat görüyorum ki, insanların çoğu facebook, internet, bilgisayar oyunu bağımlılığı nedeniyle burnunun ucunu dahi göremiyor!!! 

Ramazan olduğunun farkına varıp, alkol masalarının fotoğraflarını facebookta paylaşmaMA gibi bir adap; oruç tutanlar vardır diye yine sosyal medyada yeme içme fotoğraflarını paylaşmaMA gibi bir farkındalığa sahip olunamadığını da görüyoruz. Şiddet mağduru kadınları görmüyoruz, bunalıma girmiş olan kadınları görmüyoruz, karnı aç çocuk ya da hayvanları görmüyoruz, ailesi tarafından iyi bakılmayan çocukları görmüyoruz... Baktıklarımızı görmüyoruz... Sorumsuz bir toplumuz!!!

Peki biz neyi mi görüyoruz? Tek gördüğümüz görgüsüzlük...! 

Kimisi sosyal medyada sevgili, eş arıyor, kimisi de görgüsüzlüğün dibine vuruyor. Herkeste bir medyatik olma hevesi, herkeste bir görgüsüzlük gidiyor...! 

Hayatları boyunca yemediklerini, sırf fotoğraflarını facebookta paylaşabilmek için yemek, giymediklerini giymek, gitmediklerine gitmek, yapmadıklarını yapmak gibi aptalca bir hastalık durumuyla karşı karşıyayız. Hakkımıza hayır!


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gürsel hayata veda etti
Gürsel hayata veda etti
Kurul ilaçları artık devlet hastanesi eczanelerinden alınabilecek
Kurul ilaçları artık devlet hastanesi eczanelerinden alınabilecek