Eminim bir çoğunuzun verecek CEVABI yoktur!

Rana Sarro Yazdı:

Eminim bir çoğunuzun verecek CEVABI yoktur!
Advert

Eminim ki bir çoğunuza bugün, "Allah için ne yaptın?" diye sorsam, verecek cevabı yoktur. Geçmişte belli ki bu sözü bir yerden duyan ve manasını algılayamayan bir Genel Yayın Yönetmenimiz, haber toplantılarında biz muhabirlere, "Bugün Allah için ne yaptınız" diye sorardı. Benim de içimden, "Siz Allah için ne yaptınız demek gelirdi hep." Ki desem yeriydi çünkü, personele 3 ayda bir maaş verirlerdi, sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı yatırımlarımız da yapılmazdı ve çoğu zaman  içtiğimiz suyu ve kahveyi, kullandığımız tuvalet kağıdını da kendimiz satın alırdık. Hal böyle olunca kendisinin, "Bugün Allah için ne yaptınız" sorusu hem yersiz hem de anlamsız kalıyordu ama buna rağmen hepimiz susuyorduk.

Halbuki, "Allah için ne yaptın" sözü yaşadığımız kainatta çok manidardır. Hepimiz çalışıyoruz, çabalıyoruz, para kazanmak için, başarmak için, iş yapmak için, bir çoğu kıskandığı için, azla yetinemediği için, egosu için, kısacası dünya malı için daha çok, daha çok ve daha çok çalışıyor.

Çoğu zaman para için, çoğu zaman mal için, çoğu zaman başarı için, makam için, mevki için, insanlar birbirini kırıyor, kıskanıyor ve kuyusunu kazıyor, fitne, fesat yapıyor ve kısacası günaha giriyor. Ama o kadar alışıla gelmiş ki bu komik ötesi ve çirkin yaşam biçimi, bu şekilde olmayanlar garipseniyor. 

Çünkü her biriniz, her gün onlarca iş yapıyor, çok yoruluyor, tabi kiminiz zamanını harcıyor, oturarak, kumarda, bette, alkol masalarında, kahvede, facebookta boşu boşuna zaman geçiriyor. Ama gününün sonunda kendisine, "Bugün Allah için ne yaptın" diye sorsanız cevap veremiyor. Çünkü verecek cevabı yok! Çünkü gündelik işler, para için yapılan işler, mal için yapılan işler Allah için değil, kendiniz içindir. 

Yani anlayabileceğiniz şekilde söyleyeyim. Hiç ölmeyecek gibi yaşayan toplumun büyük bir çoğunluğu, yarın veya öbürgün, ya da 10 gün sonra veya 10 yıl sonra ölürken, ne bankadaki paranızı birlikte götürebileceksiniz, ne taşınmaz malınızı, ne başarınızı, ne diplomanızı, ne makamınızı, ne de mevkinizi. Yani anlayacağınız, ahirete göç ederken, beraberinizde götürebileceğiniz şeylerdir "Allah için yapılanlar!" 

Bu yüzdendir ki, "Bugün Allah için ne yaptınız" sorusunuz geçtim, "BUGÜNE KADAR Allah için ne yaptın" diye sorulsa birçoğunun verecek cevabı olmadığını söylüyorum. Allah yolunda, bugüne kadar kaç can doyurdunuz, kaç can kurtardınız, kaç cana sıcak yuva sağlayabildiniz, kaç canın önüne su koydunuz, kaç canı sevindirdiniz, kaç canı iyileştirdiniz, yani diyeceğim şu ki, bugüne kadar kaç canın sevabını kazandınız? Sözüm hiç ölmeyecek gibi yaşayanlara, giderken beraberinizde götüreceğiniz tek şey olan sevap işlemek kaçınızın aklına geliyor. 

Tabi bunları sorarken, elbette ki, sizler de bana aynı soruyu sorabilirsiniz. O zaman siz sormadan ben söyleyeyim. Her gün Allah için sayısını tutamayacağım kadar çok şey yapıyorum. Ve bu yaşıma gelene kadar Allah için sayısını bilemeyeceğim, sayamayacağım kadar çok şey yaptım. Bugüne kadar sayısız can doyurdum ve her gün en az 30 sayısız canın karnını doyuruyorum. Bugüne kadar çok sayıda canlıyı ölümden kurtardım, sayısını sayamayacağım kadar çok canlının önüne yaz sıcaklarında su koydum, sayısını kestiremeyeceğim kadar canlıyı sevindirdim ve çok sayıda canlının iyileştirilmesi için herşeyi yaptım, çok ama çok sayıda yaralı, hasta canlıya da sıcak yuva açtım, her türlü masrafa ve her türlü uğraşa rağmen... Yani diyeceğim şu ki, bugüne kadar çok ama çok sayıda canın sevabını kazandık, ben ve ailem.

Bu yazıdan sizden anlamışsınızdır ki, genellikle işleyip para kazanabileceği eli, kolu ve dili olmayan masum, günahsız hayvanlardan bahsediyorum. Tabi yine masum, günahsız ve haliyle yaşı küçük olduğundan işleyip, para kazanamayacak olan çocuklar için de aynı şey geçerlidir. Belki ülkemizde çok şükür, sokakta hayvanlar gibi, açbil aç, sahipsiz, atıl durumda, kimsesiz çocuk yok. Bu durumdaki çocuklara Sosyal Hizmetler Dairesi sahip çıkıyor, bu nedenle bu yönden rahatız. Ancak ve ancak sokakta ayakkabısız, çorapsız ve parasız, yemişsiz çocuk gördüğümüzde müdahale edebiliriz. Onlara da yeterince müdahale ettiğime inanıyorum.

Ama ya hayvanlar, sokakta açbil aç, yaralı, hasta, sahipsiz, susuz, üşüyen hayvanlara sahip çıkacak bir kurumumuz var mı? Bu insanoğlunun yardımına muhtaç canlılara kaçınız sahip çıkıyorsunuz, kaçınız bir lokma yemek veriyorsunuz, kaçınız marketten bir kutu mama alıp önlerine koyuyorsunuz, kaçınız bir torba mama alıp, aracının bagajında taşıyıp, aç hayvan gördüğünde önüne koyuyorsunuz? Kaçınız aracında su ve su kabı bulundurup, susuz canlı gördüğünde önüne koyuyorsunuz? Kaçınız, bir kulübe alıp sokaktaki hayvancıkların sığınmaları için evinizin önüne koyuyorsunuz? Kaçınız, çıkarsız menfaatsiz bir canlıya evinizi açıyorsunuz? Menfaatsiz diyorum çünkü, avcılar kendi yaşamsal egoları ve zevkleri için sırf avda araç olarak kullanmak için köpek sahiplenip, avlamayan canlıyı ise çoğu terkediyor. Çobanlar, sırf koyun, keçilerini beklesin diye köpek sahipleniyor. Bunlar da Allah için değil haberiniz olsun! Bunlar sizin menfaatiniz içindir. Allah yolunda hayır işi, karşılıksız yapılandır. Allah yolunda hayır işi beklentisiz ve çıkarsız yapılandır. Ve "Allah için bugüne kadar ne yaptın" sorusuna cevap verebilen insan, İNSANDIR!


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kazada yaşamını yitirenlerin kimlikleri tespit edildi
Kazada yaşamını yitirenlerin kimlikleri tespit edildi
Feci kaza ile ilgili şok eden ayrıntı!
Feci kaza ile ilgili şok eden ayrıntı!