Advert
Advert

Halktan yana görünümünde gizli komplo!

Gündemin Yorumu:

Halktan yana görünümünde gizli komplo!

Rana Sarro Yazdı/ Yorum

Tüm samimiyetimle söylüyorum ki, Ulusal Birlik Partisi'nin gerek bürokratları gerekse bakanlarının görevden ayrılmalarına sevinmedim. Her biri saydığımız, birçoğu yakından tanıdığımız, uzun bir zaman yakın diyalog halinde olduğumuz insanlardı. Tabi ki, hükümet etme ve bakanlık görevleri, bir bayrak yarışı gibidir. Bunların yanı sıra, basınla daha yakın temasta bulunan üst yönetici isimlerin de bu mercilerden ayrılmak durumunda kalmaları şahsen bende bir burukluk yaratmıştır. 

Ama, gün öyle bir gündür ki, ne tanıdıklarımızın, ne sevdiklerimizin mevkilerini, ne kendi şahsi menfaatlerimizi düşünme zamanı değildir. Gün birlik günüdür, gün mücadele günüdür, gün geleceğimize sahip çıkma günüdür. 

4 partinin oluşumuyla kurulan bu yeni hükümetin, oldukça iyi işler başaracağına ve çok büyük doğrulara, tarihe geçecek icraatlara imza atacaklarına inancım tamdır. Bu yaşıma kadar ilk kez, bir hükümeti bu kadar çok beğendim. İlk kez bakanlık koltuklarına seçme isimlerin atandığını düşünüyorum. Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi, son zamanlardaki gelişmelerden ötürü geleceğimizden endişeliydim ve sonrasında 4'lü koalisyonun, gerçek manada toplum için elini taşın altına koyma gayretini gördükçe ümitleniyorum. CTP-HP-TDP-DP'nin, en zor zamanda, en kritik dönemde, halk yararına ülkeyi yönetme gayretiyle hükümet etmeye kararlı olduğunu görüyorum. 

Bu hükümetin en güzel yanı da tek parti ya da iki parti hükümetinin olmamasıdır. Bugüne kadar hükümete gelen partilerin hep yandaşlarına imkanlar sunduklarını dolayısıyla partizanlık yaptıklarına şahit olduk. Neyse ki, bu kez böyle olmayacağına inancım tamdır. İnanıyorum ki, artık istihdamlar adil sınavlarla gerçekleştirilecek. İnanıyorum ki, devlet kredileri hak edişe göre verilecek. İnanıyorum ki, bürokratlar yani üst düzey yöneticiler partili oldukları için değil, gerçekten işin ehli oldukları için atanacaklar. 

Dün yeni kurulacak olan dörtlü koalisyon hükümetinin protokolü imzalandı, bugün de yeni hükümet resmen göreve başladı ve bakanlık görevleri devralındı. Çok çetrefilli ve çok hassas bir dönemin başlangıcı... Bu sürede hükümeti kaydırmaya dönük birçok hareket, söylem ve yayınlar da bizi bekliyor. Daha hükümet kurulmadan dün şahit olduğum bir gazetecinin söylemlerinde olduğu gibi... 

Birçok kesim ki bunların içinde 'dürüst ve halk yararına çalıştığını' zannetiğiniz gazeteciler de var, herkes dörtlü koalisyon hükümetinin ayağına kaydırma peşinde!

Mesela size bazı ipuçları vereyim, siz olayları biraz düşünüp, çözün. Bir medya organı var ki, başındaki gazeteciler, uzun bir zamandır gece gündüz 'halk yararına yayınlar yapar' gibi görünür, gece gündüz HEM SAĞA, HEM SOLA VURUR! Onlara göre ülkede bir tek iyi birşey yoktur, herşey çok kötüdür. İyi tek şey vardır, o da, 'Ankara Hükümetidir!'

KKTC'de ne bugün sona eren mevcut hükümetin bir tek iyi icraatı vardır, ne de bugün görevi devralan düne kadar muhalefette olan siyasi partilerin bugüne kadar bir tek iyi icraatı olmuştur.

Tam 20 ay hükümeti devirene kadar gece gündüz bağırıp çağırdılar. Eleştirmedikleri bir tek konu kalmadı. Herkes de, 'Vay be böylesi doğru, dürüst, harbi, cesur gazeteciler kaldı mıydı' dedi. 

Halbuki halk bilemedi ki, o bağırıp çağıran, ülkeyi yangın yeri gibi gösteren bahse konu yayın organında görev yapan gazeteciler, ne zaman ki seçim sonuçlandı ve önümüzde iki koalisyon hükümeti formülü vardı, bir anda süt dökmüş kediye döndü.

O ülkeyi yangın yerine çevirdiğini söyledikleri UBP'yi, seçimden sonraki son yirmi gün eleştirmemeye başladılar. Çünkü esas gayeleri, UBP-YDP-DP koalisyon hükümetinin kurulmasıydı. Çünkü onca zaman takındıkları o 'Harbi, doğrucu gazeteci edaları' meğer yeni kurulmuş bir partiyi iktidara taşımak içindi. Meğer patronlarından aldıkları emir doğrultusunda, halka tam 20 ay oynadılar. Hem sağ partileri hem de sol partileri, hem hükümettekiler hem de muhalefettekileri yerin dibine sokmaları, hatta yakın bir dönemde hükümet etmemiş TDP'yi bile halkta 'yaramaz parti' algısı yaratma gayretlerinin nedeni buydu. Meğer halk için çalıştığını gösteren bu yayın organı, gizli hedefler peşindeymiş. 

Her gazeteci gerek inancı gereği, gerek duygusal yakınlığı gereği, gerekse menfaatleri gereği belli dönemlerde haberlerinde muhakkak yanlı olmuştur. Örneğin tanıdığımız veya sevdiğimiz bir yetkili aleyhinde daha az sert bir haber yapabilirsiniz ama bu yalan yayın yaptığınız anlamına gelmez. Veya Başbakan aleyhinde uzun bir dönem ortaya atılan özel hayatı ile ilgili haberlere itibar etmemeyi tercih edersiniz, ama diğer gazeteler örneğin, herhangi bir sempatisi olmadığından, bu tür haberleri yayınlamaktan büyük bir zevk duyar. 
Bu tür yanlı yayınlar her gazetede ve her gazeteci tarafından elbet yapılır, yapılmaz diyen yalan söyler. Ama halkı yanlış yönlendirmek; halkı kandırmak çok başka birşeydir. Hele de bir iş adamı medya patronunun, KKTC üzerindeki emelleri ile ilgili emri üzerine!

Bir yayın organının tüm yayın politikasının, tüm haberlerinin, tüm konuşmalarının, uzun vadeli bir komplonun parçası olması ve bir siyasi partiyi iktidara taşıma amacı güdmesi kanımca çok ama çok tehlikeli bir aldatmacadır. 

Sonuç itibariyle, halkın yanında gibi görünüp, aylarca tüm siyasi partileri yerden yere vuran bir medya organının, yeni kurulan bir partiyi iktidara taşıma görevini üstlenmesi abesle iştigaldir.

Hele de aylarca yerden yere vurduğu, ülkeyi mahvettiklerini söylediği UBP'ye seçimden sonraki son 10 günde saldırmayı kesmesi ve üçlü koalisyona zemin hazırlamaya çalışması daha da vahim bir durumdur. Hedeflerine ulaşamayınca ve 4'lü koalisyon hükümetinin kurulacağı ve kendi destekledikleri particiğin de hükümete giremeyeceği belli olunca da, bizim büyük gazeteciler, hiç zaman kaybetmeden alelacele yeniden saldırıya başladılar.

Doğrucu başılar, ülkenin ne denli kötü durumda olduğunu yeniden anlatmaya koyuldular. Halbuki biraz daha sabırlı olsanız, belki bu kadar göze batmayacaksınız.

Bahse konu 'Doğrucu başı' gazeteci, dün televizyonda, daha hükümet kurulmadan, henüz yeni bakanlar atanmadan, "Makam araçlarıyla mı evlerine gidip gelecekler, göreceğiz" derken ki, daha göreve başlamayan siyasileri diğerlerinden farksız gösterme çabası, evlerine makam araçlarıyla gideceklerinden eminmiş gibi lanse etmesi ve içini kin bürümüş konuşmalarını son derece kınadım.

El İnsaf! Daha hükümet kurulmadı. Sen guruldun saldırmaya, yıpratmaya, yıkmaya. Halbuki akıl var nizam var! Bir gazeteci, eğer ki ülkenin gidişatını kötü görüyorsa ve aylardır hükümete veryansın ediyorsa, elbette ki, yeni hükümete olgunlukla ve iyi niyetle şans verir. Hükümetin değişiminden medet umar ve ümitlenir. Tabi amaç eğer başka değilse!

Amaç ülke menfaatleri değilse o zaman durum değişir! Kendisinin hizmet ettiği parti hükümete gelene dek, 'hepsi kötü, hepsi ayni, tüm siyasetçiler kirli, herşey bozuk, hepsi güvenilmez.'

Beğenmediği hükümet gitti yerine yenisi geldi ama daha hükümet kurulmadan, kurulu saat gibi kuruldular saldırmaya, eleştirmeye, hükümetin ayağını kaydırmaya. Çünkü hedef, yeni kurulan particiği halkın başına getirmek!

Kıbrıs Türk toplumunun geleceğiyle oynuyorsunuz! Çok kirli bir planın parçasısınız çoookkk! 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Güzelyurt Belediyesi kanser hastaları için çalışmaya devam ediyor
Güzelyurt Belediyesi kanser hastaları için çalışmaya devam ediyor
Dosya Başsavcılık’ta!
Dosya Başsavcılık’ta!
escort bursa, bursa escort,malatya escort,eryaman escort, kayseri escort,ankara escort,kayseri escort, ankara escort, konya escort,malatya escort, eskişehir escort