İç savaş çığırtkanlığı yapmaktan vazgeçin!

Savaş uçakları Afrin’i bombalıyor, Kuzey Kıbrıs'ta da bazıları iç savaş çığırtkanlığı yapıyor.

İç savaş çığırtkanlığı yapmaktan vazgeçin!

Ülkede ortam geriliyor, insanlar ikiye bölünüyor!

Afrin’deki Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili kimileri, Türkiye ve Türk Ordusu'na savaş temennilerinde bulunurken; kimileri de barışçıl bir dille yine iyi niyet temennilerini ilettiler.

Bazı hoşgörüden nasibini almamış vatandaşlarsa, kimin nasıl temenni açıklamalarında bulunduğunu takip edip, facebookta şiddetle eleştirmeye soyunuyor. Tıpkı, 'Türkiye'den bir işgal harekatı daha' diye manşet atan Afrika gazetesi gibi.... Ve Afrika gazetesi'nin manşeti konusunda, KKTC'deki halkını Afrika'ya karşı kışkırtan, saldırtan Tayyip Erdoğan gibi...

Şahsen ben hem solcuları, hem sağcıları, hem milliyetçileri, hem de barış yanlısı insanları gayet iyi anlayabiliyorum. Ve vay efendim, neden o öyle konuşmuş, bu böyle konuşmuş, neden öyle düşünmüş diye gereksiz tepkiler vermiyorum, vereni de hoş görmüyorum.

Hümanist bir kişi olarak, ne 'Kıbrıs Türk Halkı olarak kalben ana vatan Türkiye ve Mehmetçiğin yanındayız' diyenlere; ne de ''Umudumuz, bölgede yaşanan terörün ve çatışma ortamının daha fazla can kaybına yol açmadan bir an önce son bulmasıdır'' diyenlere tepki gösterilmesini doğru bulmuyorum.

Hem milliyetçilik duyguları ile hareket edenlere; hem de barışçıl duyguları, hümanist duyguları ile davranış sergileyenlere saygım var. Zaten aksi halde, ülkemizde şimdi oluşmaya başladığı gibi iç savaşın kıvılcımlarını oluştururuz ki, bu çok vahim, çok zararlı ve çok tehlikelidir.

Afrika gazetesi, her zamanki kendi ideolojisi çerçevesinde bugün yine 'Türkiye'de bir işgal harekatı daha' diye bir manşet atmış. Tüm milliyetçilerin, tüm Türkiyeli'lerin, tüm SIĞ insanların, birçok kesimin kükreyeceğini çok iyi bildiği halde. Kendi ülkesinde hükümet kurmaya çalışan siyasi partilerin zor durumda kalacağını bildiği halde. Sonra da çıkıp vay efendim niye şu parti bana destek çıkmadı, bu parti yanımda olmadı diye sağa sola saldıracak. Ülkemizin iç barış ortamının zarar görebileceğini bile bile ne gereği var sanki bu ülkede bu denli ortamı kızıştırmaya? Bu kadar tepki toplamaya? Görüşünüzü bir kez yazar, iki kez yazar, on kez yazarsınız ama bir amaç uğruna yazarsınız. Şuanda benim insanlara hoşgörüyü, empatiyi, iyi niyetli değerlendirebilmeyi belki bir nebze aşılayabilmek amacıyla yazdığım gibi. Yani o manşeti attığınızda ne oldu, ne değişti ya da ne değişecekti? Eğer değiştirebileceğimiz birşey varsa hep birlikte atalım.

Yanlış veya doğru düşünüyorsunuz demiyorum, haddim de değil, o manşeti atan gazeteci abilerimiz, bizden çok daha deneyimli ve bilgilidirler, ama biraz daha hoşgörüye ve barışçıl ortam yaratma çabasına davet ediyorum. Amacına hizmet etmeyecek gereksiz gerginlikler yaratmamanız dileğiyle.

Ne gereği var, kendince 'bilinen bir gerçeği' her fırsatta deşmeye? Ya da, ne gereği var, kendi fikir özgürlüğü gereği bu manşeti atmış olan bir gazetenin, basın özgürlüğü hiçe sayılarak, TC Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, KKTC'deki vatandaşlarını gazetenin üzerine salmaya? Ne gereği var çatışma ortamı yaratmaya? Ne gereği var facebookta kin, nefret, öfke içeren paylaşımlara ya da yorumlara? Ne gereği var gazetecilerin fikirlerini, düşünce ve yayın özgürlüklerini ta deniz aşırı kısıtlamaya, ülkede iç savaşı körüklemeye, basın özgürlüğüne sansür koymaya? 

Uzlaşma kültürünü benimseyin! Hem solcuların, hem barış yanlılarının, hem Milliyetçilerin hassasiyetlerine saygılı olalım, lütfen biraz empati yapalım. Çünkü çatışma ortamı kimsemize yarar getirmez.

Öte yandan 'Doğuş Derya, inancı doğrultusunda niye milletvekili yeminini yarın yapmayıp protesto edecekmiş, tüm cahil kesimi üzerine kışkırtacak söylemlerde bulunuluyor. Gözüme çarpan bazı facebook paylaşımları oldu. Kudurmaya yer ve bahane arayan bazı cahil kesimi öfkelendirip, kışkırtacak bu yorumlara bana göre gerek yok. Doğuş Derya hem bir milletvekilidir, hem de toplumsal cinsiyet eşitliği, LGBT hakları, demokratik değerleri ve eğitim özgürlüğününün aktif bir savunucusudur. Parlamentoda yemin ederken, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bütünlüğünü vurgulayan yemini "çok erkeksi" olduğunu iddia ederek, bu yemini etmeyi reddetmesi geçtiğimiz yıl tartışmalara neden olmuştu. Bunun yerine federal bir Kıbrıs'taki mücadeleyi vurgulayan ve cinsel yönelime dayalı ayrımcılık da dahil olmak üzere herhangi bir ayrımcılığa şiddetle karşı çıkan başka bir yemini okumak istemişti.

Bu yıl aynı olayın tekrarlanacağı tahmin ediliyor. Hassasiyetlerine son derece saygı duymakla beraber, ne gereği var, ortamı kızıştırmaya, ne gereği var bazı geri kafalıların tepkilerini üzerine çekmeye? Ne gereği var ülkede tartışma ortamı yaratmaya, ne gereği var sorun çıkarmaya, çatışma ya da AYRIMCILIK yaratmaya? Evet ayrımcılık diyorum, çünkü çok değer verdiğim ve birçok konuda hep desteklediğim Doğuş Derya, ayrımcılığa şiddetle karşı çıkarken, farkında olmadan ülkede çatışma ortamı ve ayrımcılık yaratıyor. Bilinç düzeyi düşük, SIĞ insanları, farkında olmadan çatışmaya, ayrışmaya, bölünmeye itiyor! Halbuki bıraksa, bu ülkede ne eşcinsellere bir saldırı var, ne darp ediliyorlar, ne öldürülüyorlar, ne de hapse atılıyorlar. Halbuki bıraksa, kadınlar da Meclis koltuklarında yerini alıyor ve hem haklarını hem de haklarımızı savunma imkanı buluyorlar ve daha da bulacaktırlar. Bu şekilde savaşarak hak kazanacağını zanneden Doğuş Hanım eğer böyle devam ederse, kanımca ülkede olmayan eşcinsel düşmanlığını kendi fitilleyecek. Örneğin o gözüme çarptığını söylediğim facebook paylaşımının altına bazı vatandaşlar, "yarın hep birlikte meclise gidelim" diye yorum yaptılar. Yani yarın gereksiz yere Meclis'te olay yaşanabilir mesela!

Yarın belki de Tayyip Erdoğan'ın sözü üzerine bazıları yine Afrika gazetesini protesto edecek yine gazetenin önünde tekbir getirecekler! Ne geçti eline Afrika gazetesinin? Ne geçti eline Doğuş Derya'nın? Ne geçiyor eline, bu kadın vekilimizin hasasiyetlerine hoşgörüyle ve saygıyla yaklaşmayıp kışkırtma misyonu üstlenenlerin? Ne geçiyor eline barış temennisinde bulunan siyasi parti temsilcilerimize, sanki kusur işlemişler gibi tepki gösterenlerin?

Eeeeeyyyyy halk kendine gel! Vatanı, milleti, bayrağı yaratan da Allah'ın kulu İNSANDIR! Ama tüm insanları yaratan ALLAH'tır! Ve Allah'ın verdiği canı ancak Allah alır! Sığ düşüncelilerin anlayabilmesi umuduyla!


Advert
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YDÜ Hastanesi'nin Acı Günü...!
YDÜ Hastanesi'nin Acı Günü...!
1490 kilo kaçak dana ve koyun eti ele geçirildi
1490 kilo kaçak dana ve koyun eti ele geçirildi