'Hükümet kurulması umurumda değil' diyen parti başkanı olur mu?

Gündemin Yorumu:

'Hükümet kurulması umurumda değil' diyen parti başkanı olur mu?

Rana Sarro Yazdı / Yorum

Ülkemiz açısından, tarihi bir süreç olarak gördüğüm 7 Ocak 2018 Erken Genel Seçim sürecinde, beni şaşırtan, ama son 10 günde beni derinden üzen bir takım söylemlere ve tavırlara tanık oluyorum.

Ülkemizin çok değerli bazı isimlerini parlamento dışı bırakmamız, sol partilerimizin bir türlü toplum yararına birlikte hareket etme kabiliyetini ve dirayetini gösterememesi, ülkenin geleceğini tehdit eden bir takım gelişmelerin olması, beni özelikle seçim sürecinde ve seçim sonucunun ardından derinden üzüyor.

Dün ülkenin eski partilerinden olan ve ülke için önemli bir değer olan, gelişmesi, toparlanması ve ülke menfaatleri için, toplum için mücadele etmesi beklenen Demokrat Parti hakkında yapıcı bazı tespitlerimi yazma gereği duydum. 

Bugünse, 7 Ekim 2016 tarihinde kurulan Yeniden Doğuş Partisi ile ilgili bir takım düşüncelerimi ve dikkatimi çeken olguları yazmak istiyorum. 

Yeniden Doğuş Partisi, 'Türkiyelilerin partisi' olarak anılırken, parti yetkilileri de 'partiye haksız yere ayrımcı damgası vurulmak istendiğini' savunuyor. Türkiyelilerin haklarını savunmak üzere kurulduğunu lanse eden bu parti, bir süre önce Türkiye'nin desteğini alarak kurulduğu ya da seçime katıldığı yönündeki söylemlerinin, Türkiye yetkililerinin rahatsızlığına da neden olduğu gündeme gelmişti. 

Hal böyle olunca, Yeniden Doğuş Partisi'nin yetkililerinin söylemlerine ve eylemlerine her geçen gün daha da dikkat etmesi beklenirken, görüyoruz ki, çok ciddi tutarsızlıklar, özellikle Kuzey Kıbrıs'ın geleceğinin söz konusu olduğu bu kritik süreçte, en çok da bu partiden geliyor. 

Seçim gecesi sonuçlar heyecanla beklenirken, saat 1.25'te Yeniden Doğuş Partisi Genel Başkanı Erhan Arıklı'ya 'olası bir koalisyon hükümetinde yer almayı düşünüyor musunuz' şeklinde bir soru yöneltmiş ve şöyle bir yanıt almıştım. 

"Görünen o ki 3 partili bir koalisyon var. Kurulması ve yürümesi çok zor bir hükümet olur bu. Henüz daha milletvekili sayımız kesinleşmeden bu konuyu konuşmak erken. Şayet aritmetik müsait olur da bize böyle bir teklif gelirse şüphesiz bu konuda kararı partinin yetkili kurulları verir. Ben şahsen böyle bir hükümetin içinde yer almayı uygun görmem."

Böyle bir koalisyon hükümetinde yer almayı uygun görmediğini ifade eden Erhan Arıklı, ertesi günü yine Evrenselgazete'ye yaptığı açıklamada, bu kez de 3 partili koalisyonda yer alabileceklerini belirtti. Sıcak bakmadıkları halde neden yer alacaklarını sorduğum zaman da, 'ülkeyi hükümetsiz bırakamayız, bu yüzden' dedi. 

Tam da bu noktada, ülkeyi hükümetsiz bırakmamak adına bir gecede iki farklı şahsi görüş belirten YDP'nin Genel Başkanı Erhan Arıklı, dünse Diyalog Tv'de yaptığı konuşmada, hükümet kurulmasının umurlarında olmadığını açıkça ifade etti.

Arıklı, “Hükümet kurma çalışmaları bizi çok da yakından ilgilendirmiyor” dedi ve erken seçim startını parti olarak verdiklerini ve bunun için var güçleriyle çalıştıklarını anlattı.

Öte yandan Erhan Arıklı, son günlerde hükümeti Tufan Erhürman’ın kurması ihtimalinin ağırlık kazandığını görmesi üzerine bu kez de, diğer koalisyon formülünde de yer alabileceklerini söylemeye başladı, kendilerine teklif gelmesi halinde CTP-HP-TDP-DP koalisyonunda YDP’nin de yer alabileceğini söylüyor. "Şayet Yeter ki en kısa zamanda seçimi düşünsünler ve seçim hükümeti kuracaklarını açıklasınlar. Biz kendimizi erken seçime adeta bağladık" diyor. 

Ey Erhan Arıklı Hocam, siz değil miydiniz “Bu şartlarda, 3 partili koalisyon hükümetinin dışında herhangi bir hükümet modeli teknik olarak kurulamaz, onun için başka bir alternatif yok” diyen?

“Belki bir azınlık hükümetini dışarıdan destekleyebilirler, onda da sayı yetmiyor. CTP'nin kuracağı bir azınlık hükümetini dışarıdan, HP, TDP ve DP destekleyebilir. Yani bu çok da mantıklı değil" diyerek, en mantıklısının üçlü koalisyon olacağını anlatan? Şimdi ise, "biz bir tarafa ne kadar yakınsak, diğer tarafa da o kadar yakınız, bir tarafa ne kadar uzaksak diğer tarafa da o kadar uzağız, bizim için hiç farketmez" diyorsunuz.

Şimdi ben sizin bu kadar tezat ya da tutarsız sözlerinizin hangisine inanayım?

Öte yandan, erken seçime gidilmesinin bile ülke ekonomisi bakımından, bürokrasinin ve tüm devlet işlerinin durması bakımından bir külfet getireceği konuşulurken; siz kalkmış tüm siyasi partilere yeni bir erken seçim şartını dayatıyorsunuz!

Bu ülkenin bir ferdi olarak ben sorarım, ne hakkınız var ülkeyi bu kadar külfete sokma şartını dayatmaya?

Diyeceksiniz ki ülkenin geleceği için, icraat hükümetinin kalıcı olamayacağını düşündüğünüz için böyle davranıyorsunuz. Peki sorarım, “Hükümet kurma çalışmaları bizi çok da yakından ilgilendirmiyor. Ben hükümet kurulmasını, gündemimin üçüncü belki dördüncü sırasına koymuş bir genel başkanım. Benim için öncelikli olan konu, partimin bir an evvel kurumsallaşması için kurultaylarını yapması ve seçimlere en ciddi şekilde hazırlanmasıdır. Çünkü çok ciddi şekilde biz bu seçimlerde oy kaybettik. Sebebi, sandıklara hakim olamadık. Sandıklara hakim olabilseydik biz bugün bambaşka bir tablo konuşuyor olacaktık” diyorsun. 

Hükümet kurulması seni ilgilendirmiyorsa, ülkenin geleceğini nasıl düşünüyorsun? "Benim için partimin kurumsallaşmasıdır" diyorsun, ülkenin geleceğini nasıl düşünüyorsun? Seçim gecesi "3'lü koalisyonda yer almam", ertesi günü "yer alırım, çünkü ülkeyi hükümetsiz bırakamayız" diyorsun, bugün kalkmış, “hükümet kurulması benim umurumda değil” diyorsun, nasıl ülkeyi düşünüyorsun, diye de sorarım.

Seçim sonuçları çıktığı günden beridir, konuşmalarında ve demeçlerinden hayretler içinde izlediğim ve dinlediğim bir siyasi parti başkanının, ülkenin başına geçmesi halinde yapabileceklerini düşünmek dahi istemiyorum.

Yazımı kaleme alırken, dünkü Demokrat Parti hakkındaki yazımda olduğu gibi yıkıcı değil yapıcı şekilde yazma niyetim olsa da; bunca tezatlıklar, ülkemizi ilgilendiren bir ‘Erken Seçim dayatması’ karşısında, bu yazıyı ne kadar yapıcı yazabilirdim, bilmiyorum. Af buyurun!


Advert
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Duyarsızlığın da böylesi!
Duyarsızlığın da böylesi!
Kurban Bayramı yarın başlıyor
Kurban Bayramı yarın başlıyor